tatilden donus

Tum yaz deniz deniz diye sayiklayinca, doktora sonrasi denize girmek sart olmustu. Bir aklim Atlantic'e git dedi ama orada deniz cok dalgali ve su cok ilik degil.. Boyle olunca guneye inelim dedim ve Destin'e gitmeye karar verdim.

Destin-Panama City, Meksika Golf'u denilen bir bolgede. Genelde ailelerin takildigi bir tatil mekani. Deniz turkuaz renginde, kum bembeyaz.

Otel odamin penceresinden... Denizle gokyuzu birbirine karismis.
Tum kiyi birbirine benziyor. Cok fazla plaj degistirdim kiyi boyunca ama denizin karakteristikleri hep ayniydi. Cok derin degil deniz. O yuzden cocuklu aileler icin ideal sanirim. Suyu Akdeniz'inki gibi ilik ama tuzsuz. Bol bol balik var. Bir adada snorkel yapip saatlerce baliklarla oynadim. Amerika'da ilk kez denizde yuzdum. Pasifik ve Atlantik o kadar soguk ve dalgali ki, sadece sorf yapilabiliyor oralarda. Boyle turkuaz sularda yuzmek bir hayaldi benim icin hep.

 

Denizdeki hayvanlardan bu sefer nedense tirstim, bir balik turu devamli gelip isiriyordu. Bol bol yengec vardi. Hic gormedigim buyuk balik turleri vardi. Deniz kablumbagalari vardi. Ilk korkuyu atlattiktan sonra, onlari incelemek de hos oldu.

Deniz kiyisinda gunesin batisini izlemek, kiyiya vuran deniz kabuklarini toplamak, ne kadar rahatlaticiydi anlatamam.


Amerika'nin en sevdigim ozelligi, insanlarin birbirini rahatsiz etmemesi.Bu plajlarda insanlar et et ustunde degil. Insanlar birbirine aralik birakacak sekilde konumlaniyor. Birbirini dikizlemiyorlar.  Herkes kendi halinde.

Plaj'da bangir bangir Serdar Ortac calmiyor:) Plaj'da kindle'mi veya SLR kamerami birakip denizde zaman gecirince, bu aletlerin calinacagina dusunmuyorum bile. Maalesef, Turkiye'nin plajlari cok kalabalik, gurultulu, ve guvenli degil.

 

Deniz'in muthis bir iyilestirici gucu var. Iki gun deniz kiyisinda olunca, tum doktora surecinin yorgunlugunu attim. 

 
 
 
Gittigim bolgede bol bol parklar vardi. Buralarda dunes (kum tepeleri) var. Bembeyaz kumcuklarda yetisen bitkiler enteresan. Koruma altinda bir bolge.

 

Aileler genelde bu bolgeye aksamustu profesyonel fotografcilarla gelip aile fotograflari cektiriyorlar. Aksam 6'dan sonra bu park beyazlar giyinmis ailerle donandi. Sanirim, bizim plaj kulturunden en buyuk farki bu fotograf olayiydi.


Sans eseri, bir dugune sahit oldum plajda.Patirtisiz, kuturtusuz muthis bir dugundu. 4 kisilik davetli grubu ve fotografci. Gayet sade, plajda super bir dugundu. Bayiliyorum bu tur sade evlilik seromonilerine. Bu sevimli toren de, bu sakin plajin aksamustu surprizi oldu bana.

Sonsoz: Golf'un sulari mis gibiymis. Buradan, Turkiye'nin denizlerini ozleyip ahh cekmeye bir son vermis oldum. Denizsiz hayat cekilmiyor. Denizi ozleyenlere kisacik da olsa bir deniz tatilini tavsiye ederim.3-5 gun deniz kiyisinda olmayacaksak hayatin ne anlami var, degil mi??

8/8

Bugun doktora macerasinin ve ogrencilik hayatimin son gunu. Tuhaf duygular icindeyim. Doktoranin son asamasi gercekten cok cileli geciyor. Devamli yazmak, kodlamak, sonuc uretmek, guzel grafikler yapmak derken beyinde hal kalmiyor. Sabah kalk, calismaya basla, biraz spor yap, gece yarilarina kadar calis, bir film izle, sonra uyu, gibi bir sureci atlattim. Cok yipratici bir surec. Doktora savunmasindan ciktiktan sonra, ben bunu da astiktan sonra herseyi asarim gibi bir his dogdu. Daha once de zorlu asamalardan gecmistim ama son 3 ayin stresi bir baskaydi.

Savunmada, hocalarin sorularini yanitlarken arkadaslar fotograflarimi cekmisler. Yuzumun ifadesi, o kadar sert ve savas halindeki bir hocayla. Gulmekten oldum. Ayni hoca doktor oldugumu acikladiklari zaman bana cicek verdi, gunun en buyuk soku oldu bana.(Tabii cicegi, sevdigim baska bir hoca almis, nerece o incelik onda:)


Doktorayi yazarken her bolumun basina unlu bir soz koydum. Uygun soz bulmak da baska bir dertti. Benim tez astrofizikle - bilgisayar muhendisligini birlestirdiginden, Kucuk Prens'ten su sozu koydum en basa:


“All men have stars, but they are not the same things for different people. For some, who are travelers, the stars are guides. For others they are no more than little lights in the sky. For others, who are scholars, they are problems...”


Sonuc bolumune ise Edison'un su sozunu koydum. Kendi problemim icin gercekten calismayan o kadar cok method buldum ki:) Ama sonunda calisanini da buldum:) 

I have not failed. I've just found 10,000 ways that won't work.”



Doktora yaparken hep tesekkur yazisinda kimlere tesekkur edecegimi dusundum. Tabii ki basta danismanima tesekkur ettim. Doktoranun en onemli parcasi danisman. Benim basima talih kusu kondu bu anlamda. Ondan ayrilacagim icin cok uzgunum. Ona bakip bakip huzunleniyorum. Bu kadar comert, bu kadar caliskan, bu kadar iyi niyetli bir insanla nerede tekrar karsilasirim bilmem. Sonra bana para destegi veren tum kurumlara, aileme, arkadaslarima ve hayatima bir sekilde dokunan herkese tesekkur ettim. Cogu insanin adini vermedim, cunku cok fazla insan hayatima dokundu bugune kadar. Doktora boyunca, blogumun hayatimda onemli bir yeri vardi. Bu blog araciligiyla tanistigim herkesin de doktora hayatimda yeri buyuk. Bloguma da bu vesile ile tesekkurler:) 

Sonsoz: Doktora'ya askerlikten kacmak, laf olsun gibi niyetlerle hic baslamamak lazim. Bilime bir sekilde katkida bulunmak gibi bir amac yoksa, doktora sureci bir iskenceye donusebilir. Kisa sureli bir iskence de degil hem de. Kolay bir surec degil ve ortaya 5 yildan sonra hala bir yayin, bir katki, bir fikir cikmiyorsa, doktorayi birakmayi ciddi olarak dusunmekte fayda var. Bazen vazgecmek en buyuk erdemdir. Ogrendigin tek sey bu mudur dersen, harbiden budur.

Bir yaz gecesi

Bu yaz ne tatil, ne deniz, ne Turkiye, ne aile var. Yalnizca calismak, daha cok calismak, bunalmak, beynin grevlere gitmesi var.  Sicak, nemli, yemyesil Louisville gecelerinde atesbocekleri var, hanimeli kokusu var, yasemin kokusu var. Evde Sertab'dan Bahcede sarkisini dinlemeler var. Bu sikintili yazi bu sarkiyla animsayacagim.

Sabine ile Grifin

Bu kitapla kutuphanede tanistim. Aslinda bir ucleme Sabine ile Griffin'in oykusu.Bir solukta okuyup bitirdim.



Bir gun Griffin bir posta karti alir. Posta Sabine'den gelmektedir. Sabine, Griffin'in cizimlerini telepatik bir yolla gordugunu soyle. Tabii boyle birseye Londra'da yasayan sihire inanmayan Griffin inanmaz ama yine de o da Sabine'e bir kart atar. Bu kartlar mektuplara donusur bazen. Aralarinda iliski posta trafigiyle daha bir saglamlasir.



Sabine pul tasarimcisi, Griffin ise ressam ama posta karti ciziyor ayni zamanda. Durum boyle olunca. kitap sanat eseri gibi. Kitapta mektuplari zarflarin icinden cikarip okuyoruz. Ya da kartlarin onlu arkali versiyonlari var. Iki kisinin birbirine olan mektuplari yani.


Okumasi cok zevkli ve ikisinin arasindaki iliski cok gizemli. Griffin'in kendini arama oykusu ayni zamanda. Griffin cok pessimistik, asosyal bir ressamken, Sabine'nin mektuplari onu harekete geciriyor. Tum dunyayi geziyor kendini bulmak icin. Ve her ulkeden posta kartlari atiyor Sabine'e. Her posta kartinda o ulkeden birseyler var.




Her kitabin sonu insani merak icinde birakiyor? Ne oldu onlara. Uclemenin sonu da gizemli bitiyor. Bir baska uclemeye baglaniyor.

Kitaptaki diger kartlara ve ozlu sozlere suradan erisilebilir. Tabii ki butun kartlari ve posta pullarini yazar Nick Bantock'a ait.


Asagida Sabine'nin tasarladigi bir posta pulu.



Sonsoz:Mektuplar, kartlar, posta pullari hayatininiz bir parcasi ise severek okuyacaksiniz.

Bir doga muzesi

Gecenlerde San Francisco'da California Academy of Science muzesine gittim. Bu muzeyi cok merak ediyordum. Icinden yagmur ormani oldugunu duymustum. Ama bu simule yagmur ormaninin gercek yagmur ormaniyla hic ilgisi yok. Ama yine de hos. Yuzlerce kelebek ve onlarca kus var bu bolumde. Gercek yagmur ormaninda da bu kadar hayvani gormek mumkun degil.


Ben muzenin en cok denizalti kismini sevdim. Favori deniz hayvanim deniz ati oldu. Dakikalarca onun hareketlerini izledim. Bu deniz ati hic yerinde durmuyor. Yuzgeci ile devamli suzuluyor. Yuzgec hareketleri hafiften hummingbird'u hatirlatti. O havada asili kaliyor, bu da su da. Bir de deniz ati, kuyruguyla bir yerlere sariliyor devamli. Kuyrugunu asagidaki gibi bir spiral yapiyor bir aciyor. Cok aktif bir balik.



Deniz analari da tur tur. Bunlar da cok fotojenikler.




Muze de bol bol mercan vardi. Boyle yumusakca yumusakca duruyorlar. Suyla birlikte dalgalaniyorlardi. Insanda dokunma hissi yaratiyorlar.




























Ve bir adet deniz ati.

Bunun haricinde flash baligi diye birsey vardi. Karanlik bir akvaryumda, isik sacan gozleri ile etkileyiciydiler. Su dunyasinin ates bocekleri gibiydiler.

Tabii cocuklarla hayvanlar arasindaki iliski cok guzel. Ozellikle penguenlerle oynamayi pek bir seviyorlar. Saatlerce akvaryumlarin onunden ayrilmak istemiyorlar.




Butun bu muze gezisinin sonunda Life isimli I-max bir film izledik. Evrenin olusumu, yasamin tomurcuklanmasini, suyun onemi, dunyanin evrendeki yeri ile ilgili  gorsel bir film dev bir kubbede izledik. Bu dev kubbede filmler 3 boyutlu bir hava yaratiyor. Cok bilmedik birsey ogrenmedim ama gorsellik ve ses duzeni nefisti.

Sonsoz: Bu tur muzelerde zaman gecirmek rahatlatici oluyor. Her seferinde de dogayla ilgili yeni birseyler ogreniliyor. Yine de cocuklar icin cok daha faydali gibi.

Bir Uzay Macerasi

Gecenlerde bir etkinlik cercevesinde Anousheh Ansari'yi dinleme firsati buldum. Anousheh Ansari bir kadin, bir Musluman, bir Iran'li, ayni zamanda Amerika'li. Ve uzay ussu ISS'e giden bir uzay yolcusu. Uzay turisti diye anilmaktan hoslanmiyor.


Anousheh Ansari cok ilham veren bir konusma hazirlamisti. Bir jest yapip, uzay'a gitme hayalini kurdugu ilk gunden, uzay donusune kadar gecen sureci anlattigi kitabini imzalayip verdi bizlere. Tabii ben daha once tanimiyordum. Ama kitabi sayesinde sanki arkadasim gibi oldu.

(Dunyanin uzaydan gorunusu. Gece ve Aurora)


Ansari Iran'da dogmus. Oyle zengin bir ailenin cocugu degil. Annesi ve babasi, o kucukken bosanmislar. Annesi tek basina buyutmus. Sonra Iran devrimi olmus. Anousheh, kiz kardesi ile birlikte, Amerika'ya teyzesinin yanina gitmis. Yine parasiz bir sekilde. Bir de sifir Ingilizce ile. Her ne kadar dilde zorlansa da fen ve matematikte cok basarili olmus Amerika'daki lisesinde. Ve bursla elektrik muhendisligine girmis. Yine cok basarili olmus. Ve burada hayatinin askiyla karsilasmis. Mezun olduktan sonra bir ise girmis. Calismis. Bir sure issiz kalmislar kocasiyla birlikte. Sonra kendi sirketlerini kurmuslar sifirdan. Gece gunduz calismislar. Iletisim teknolojisindeki aciklari farkedip birkac urun gelistirmisler. Ve uzun suren parasizlik donemini atlatmislar. Yine calismislar, cok calismislar. Ve milyon dolarlik bir sirkete sahip olmuslar. Bu sirada Anousheh hep yildizlara bakmis, uzayi duslemis. Star Trek izlemis. Sonra birgun bir gozlemevinde uzaya gitmeye karar vermis. Yil 2002. O sirada, uzaya astronatlar disinda giden yok. Arastirmis da arastirmis. Umutsuzluga kapilmis. X prize adli bir yarisma duzenleyip uzaya gidilecek roket tasarimina sponsor olmus. Roket uzaya gitmis ama insansinz. Amerika'da uzaya oyle her isteyen gidemiyormus. Sonra yine arastirmis, arastirmis. Ve Rusya'nin uzay arastirmalari icin paraya ihtiyaci oldugu icin, uzay ussune kozmonot gonderdigini ogrenmis. Ve hemen basvurmus.

(Kibris'in uzaydan gorunusu)


(Bu da gece versiyonu)

Cetrefilli saglik testlerinden gecmis ve sagliginin boyle bir yolculugu kaldirabilecegini ogrenmis. Ve 6 aylik cok siki bir egitimden sonra uzaya gitmis sonunda 10 gunlugune.

(Nil cevresine kurulu olan Misir. Isiklar artik nufus olcumunde kullaniliyor bu arada)

Yercekiminin olmadigi, dunyayi izleyebilecegi bir alt-orbitte ISS. Ve buradan Anousheh dunyayi izlemis. Yildizlara yaklasmis. Bu arada atmosfer isigi kirdigindan, atmosfersiz ortamda uzay cok daha farkli gozukuyor. Her 90 dakikada bir gunes dogup gunes batiyormus ISS'de. Bulut olusumlari, siklonlar, kasirgalar. Hersey gozlenebiliyor.

(Kasirga olusumu)

(Uzayda gunesin batisi)


Uzaydan dunyayi izlemek muthis bir deneyim olsa gerek. Kiskandim dogrusu. Onun, kitapta bahsettigi dunyanin uzaydan gorunumu fotograflarini aralara serpistirdim. Daha fazla fotograf surada.

Anousheh'in uzayda dis fircalamasi da asagida.



Sonsoz: Anousheh'un dedigi (imagine. be the change. inspire) gibi hayal etmeli, hayallerimizin pesinde kosmali, degisimin kendisi olmali ve baskalarina ilham vermeliyiz. Onun bu motive edicini hikayesini motiveye ihtiyaci olan herkese tavsiye ederim.

gokkusaginin renkleri

Bazen yagmurlu bir gunun sonunda gunes acar ya, hemen etrafa bakinirim gokkusagi gormek icin. Ozellikle ABD'nin firtinali, tufanli, hortumlu gunlerinde bir gokkusagi herseyi unutturabilir.



Iste oyle bir gunun sonunda cifte gokkusagi gormenin sevinci bir baska. Belki cifte gokkusaginda birseyi farketmemissinizdir. Guclu olan ilk gokkusaginin renkleri yagmur damlalarinda yansima yaparak ikinci sonuk olani olusturuyor. Ve renk siralamasi ikincisinde birincinin tersi seklinde. Bu detayi daha once hic gormemistim. Simdi gordum ve paylasayim dedim bunlari biliyor muydunuz kosesi adina!!!



Hortumsuz, tufansiz gunler!!!

Yagmur Ormanlari

Costa Rica'da ilk duragimiz Monteverde idi. San Jose'den su otobusle yola ciktik.

Costa Rica'da da bizde oldugu gibi yolda mola veriliyor. Bu fotograf bir moladan. Monteverde'de bulutlar daglarin bir kismina yogunlasiyorlar. O bolgeler bulutlarin icinde. Bu yuzden de adi aslinda Cloud Forest olarak gecmekte. Bu ormanlar, su ana kadar gordugum en yogun yesile sahip. Cogu zaman gokyuzu gozukmuyor. Yer, gok yesil bu ormanlarda. Tabii tek bir kuru nokta yok. Yogun nemli, 10 derece sicakliginda, devamli yagmurun cisiledigi bir orman.

Iste fotograflarla bulut ormanlari...





Yagmur ormanlarinda yukarida sagda goruldugu uzere, bir agac uzerinde 50 ile 70 arasi farkli bitki turu yasamakta. Agacin her katmani farkli farkli.



Bir de yagmur ormanlari uc kisimli. En alcak kisim en nemli bolum, az isik alan bolum. En yuksek bolume canopy denilmekte. Su asagi fotograf ust bolumden gorunus. Tabii her kisimda farkli bitki turleri ve canlilar yasiyor. Ust kismi gormek icin zipline turlari duzenleniyor. Adrenalin severler icin zipline yapilmasi gerekenler arasinda Monteverde'de.






Son bir iki soz: Costa Rica'nin en soguk bolgesi burasiydi. Geceleri cok ruzgarli oluyor. Ocak Subat yagmurun en az oldugu zamanlar. Costa Rica'nin en gorulesi bolgesi de burasi.En az 3 gun kalinmali. Simdilik bu kadar.