birkac Turk filmi

Bu aralar canim Turk filmi izlemek istedi. Soyle yeni cikanlar arasindan kayda deger birseyler var mi diye merak ettim. Oncelikle cok asiri derecede Turk filmi cekilmekteymis bunu gordum. Cogu izlenmeye degmeyecek kadar vasat. Dizi film ceker gibi Turk filmi cekiyorlar. Cok kisa surede, cok ozensizce, cok acemice filmler. Eline kamerayi alan film cekiyor. Oyuncular filmlerin ilk yarisinda birbirlerine ve rollerine alismamis gibi oynuyor. Cogu oyuncu kasapliktan oyunculuga terfi etmis gibi. Sanirim dizi sektorundeki patlama, Istanbul'da onune geleni oyuncu yapti. Bir iki dizide oynayan tipler de kendini oyuncu saniyor. ABD'de dizi oyunculugu ve sinema oyunculugu apayri seyler. Adamlarin, hangisini secerse secsin cok profosyonelce yaklasiyorlar islerine. Turk oyunculari bir hafta bir filmde, diger hafta bir dizide, baska bir hafta baska bir filmin setinde. Tabii hepsinde de vasat.


Neyse bu kadar film bollugu arasindan bir iki tanesini kismen begendim.


Ilk film Baska dilde ask: Bu film Ankara film festivalinin cogu odulunu topladi gecti. Konusu ilginc. Sagir ve dilsiz bir erkek ile cagri merkezinde calisan bir kadinin ask oykusu. Filmin baslarinda, Saadet Isil Aksoy'una partnerina cok yabanci kalmis, isinamamis gibi. Kiz kendini cok iyi kaptiramamis rolune. Ama Mert Firat muhtesem bir oyunculuk cikarmis. Filmin sonlarina dogru ofke patlamalari yasiyor Mert Firat. Bir sagir ve dilsizin bu ofkeli anlarini muhtesem otesi canlandirmis. Ben gercekten kendisini sagir ve dilsiz sandim. Ama degilmis tabii ki. Isila eksi Mert'e arti veriyorum bu filmde. Cagri merkezinin sorunlarinin dile getirilis seklini cok zayif ve cok yapay buldum. Ama insanlarin sagir ve dilsizlere karsi onyargilarini cok iyi dile getirmis film. Filme 10 uzerinden 6 veriyorum.



Ikinci film Vavien: Ben bu filmi cok cok begendim. Eksikleri kusurlari var tamam ama uzerine cok sey soylenecek bir film. Turkiye'de Istanbul'un Beyoglu sokaklari haricinde de bir yasam var ve bu yasam Turk sinemasinda cok da yerini bulmuyor. Turk entelinin icinde bulundugu depresif sorunlari anlatan filmlerden, Anadolu'nun cogu sehrinde yasanan somut sorunlari anlatan filmlere sira gelmiyor. Film iste bu boslugu gorup iyi tamamlamis. Film bana Amerikan bagimsiz filmlerini animsatti biraz.

Anadolu'nun cogu kentinde olan klasik evlikleri ve aile hayatini konu edinmekte film. Bir ev hanimi ve bir esnafin evliligi var. Filmde kari ile koca arasinda muthis bir iletisimsizlik var. Adam mutlulugu pavyonlarda ariyor (Anadolu'da ozellikle esnaf erkekler arasinda %100 aranilan bir yol). Adam oglunu devamli asagiliyor. Herhangi bir arkadaslik yok baba ile ogul arasinda. Ya da, kadinla kocasi arasinda herhangi bir arkadaslik yok. Bir paylasim yok. Bu iletisimsizlik ve paylasimsizlik da bireyler arasi nefreti doguruyor. Birbirlerine katlanamaz hale geliyor insanlar. Kadinlar egitimsiz ve saf, kocasi ne yaparsa yapsin yine de kabul ediyorlar. Kadinlarin gorevi yemek yapmak, erkeklerin gorevi para getirmek eve. Bu iki kosul saglandikca evlilikler bir sekilde gidiyor. Filmde erkek daha bir suclu gosterilse, kadinlarin da cok yanlislari var bu sakat evliliklerde.

Filmdeki tekrarlar biraz sikici, cok akillica planlanmamis bir iki nokta var. Biraz daha zaman harcanip, senaryodaki bazi gereksizlikler ve sacmaliklar azaltilsaymis, dunya sinemasinin kriterlerini karsilayan bir film olabilirmis. Ama cogunlukla begendim. Bir de filmde Tokat'in muthis dogasina yer verilmis. Oyunculuklar da cok basarili. Filme 10 uzerinden 8 veriyorum. Sanirim film Siyad odullerinin cougunu goturdu.



Bir diger film Kiz kardesim Mommo: Ismi Japon anime filmlerini cagristiyor, degil mi? Bu film fazlasiyla yurek burkan bir film. Cocuk yasta annesiz kalan iki kardesin oykusu. 9 yasindaki abi ve 6 yasindaki kucuk kiz kardes. Bu iki cocugun babalari cok sunepe bir tip oldugundan, cocuklarin anneleri oldugunde cocuklara dede bakmak zorunda kaliyor. Ama dede de felcli. Cok iyi biri ama imkanlari cok kisitli. Filmi izlerken cocuklarin icinde bulundugu caresizlik insanin yuregini buruyor. Keske Turkiye'de evlat edinme olayi biraz yayginlassa. 40'ina gelip hala 10binlerce dolar harcayarak 50 kez tup bebekle cocuk sahibi olmayan ciftlerin aklinin bir kosesinden, ihtiyaci olan kucuk bir cocugu evlat edinip onu bagrina basmak gecse. Ama nerede!!! Illa benim spermimden benim yumurtamdan ciksin o bebek mentalitesi hukum surmekte. Her neyse, bu filmde hersey cok dogal. Sanki film degilde bir belgesel. Bir koyde cekilmis film. Film boyunca dedenin radyoda dinledigi turkuler cok dertli, insani duman ediyor. Filmi izlerken cok hoslandim bu turkulerden bir turku manyagi olaraktan. Erkan Ogur'un seckisi turkuler. Yalniz filmin temposu cok yavas. Filmi izlerken bir yandan baska islerinizi yapabilirsiniz.

Sonsoz: Turk sinemasinin gunubirlik film cekme manitigindan kurtulmasi lazim. Biraz daha ozenle dunya ulkelerinde gosterilecek ve onlarla yarisacak daha cok filmimiz olur sanirim.

2 comments:

ZSA said...

Başka Dilde Aşk'ı ben de izledim birkaç hafta önce. Mert Fırat'ın oyunculuğuna bayıldım aynen. Filmle ilgili görüşlerine katılıyorum. Bir de Kamuran mıydı Tuğrul Tülek'in canlandırdığı karakter hani alt katta oturan. Onun da hikayesi çok kısırdı. Sanki biraz daha geliştirilmeye ihtiyacı vardı. Kaldı ki Tuğrul Tülek de çok ama çok başarılıydı rolünde. Vavieni izlemedim ama çok istiyorum. Sen internetten mi buluyorsun filmleri?

nurvenur said...

Haklisin, o alt katta oturan Kamuran'in da oykusu cok kisirdi. Film Istanbul'daki suc oranina da kiyisindan kosesinden deginmek istemis ama basarili olamamis.

Ben eskiden filmleri izlemek icin Turkiye'ye gitmeyi beklerdim. Simdilerde http://www.filmdiziseyret.com/

adresinden izliyorum.