harman yeri

Calismaya ara verip bloguma biraz zaman ayirayim ve Turkiye'de yaptigim en farkli etkinligimden bahsedeyim. Bir gunu tamamen köyde gecirmek etkinligin ismi. Daha once herhangi bir köye hic gitmemistim. Cok tuhaf geliyor kulaga ama dogru.

Gittigim koyun sakinleri kislarini genelde Istanbul'da geciren, yazlari da belli bir surede olsa koye gelen insanlar. Sahipleri uzakta olan koy evleri ile koyun cogu kismi terkedilmis bir haldeydi. Sokaklarda insanlari tek tuk gorebildim.


Gittigim koy gecimini bugday uretiminden saglamakta. Benim gittigim zaman Agustos'un sonlarina dogru oldugundan, tam ekin bicme islemini sonlandirmaya calisiyordu koy halki. Sabahin kor bir vaktinde tarlalara gidip tum gunu vucut gucu agirlikli olarak gecirmekteler.


Hasatini toplayan koylunun bazilari, bu bugdaylari bulgur yapmaktalar. Ama cogu buydayi ofise satip kış icin para bulma cabasinda. Daha once bulgurun nasil yapildigini bilmiyordum. Once bugdaylar haslaniyormus, sonra bu haşlanmış buğday taneleri bir ortunun ustune serilip kurutuluyormus. Kuruyan bugdaylarin dis kabuklari asagidaki alet yardimiyla cikariliyormus.


Kabuklari cikarilan bugdaylara bulgur asamasina ise ogutuculer yardimiyla getirilmekte. Bulgur yapımının bu kadar zahmetli bir iş oldugunu bilmezdim, ogrendim.

Koyun geleneksel kiyafeti asagida goruldugu gibi. Genc kizlar daha canli renkli, ipekli elbiseler giyiyorlar. Elbisenin onu duz, arkasi pileli. Giymek cok rahat. Elbisenin ustune de suslu puslu onluk takiyorlar. Ustune de genelde yelek giyorlar. Yaslilar da ayni elbise-onluk ve yelek uclemesini giyiyorlar ama onlar daha az dikkat ceken renklerde elbiseler giyiyorlar.

Koydeki komsuluklar cok farkli. Herkes tabii ki birbirini taniyor. Benim koye gitmem kucuk capli bir olay oldugundan en az 20 kadin eve gelip bana hosgeldin dedi. Herkes de gayet rahat, neseli, sen sakrak tipler.



Evlerinin kapilari her zaman acik. Ben fotograf cekerken, beni goren herkes evlerine davet etti. Insanlar birbirlerinin evine cok rahat girip cikiyor. Sehirdeki celikten, alarmli kapilar, kamerali girislerden eser yok tabii ki koyde.


Benim gittigim koyun hemen yanindan Kizilirmak gecmekteydi. Baharda cosan irmak, yaz aylarinda oldukca sig olmakta. Bu da cocuklarin icinde oynamasini kolaylastiriyor.



Ayrica Kizilirmakta koyun erkekleri balik da tutmakta. Balik tutma metodlari da ilginc. Balik yuvalarina ellerini sokuyorlar ve baliklari elleri ile yakaliyorlar.



Koyde ekmek yapim isinden de kadinlar sorumlu. Asagidaki kocaman legenin ici hamur dolu, birazdan kadinlarin yaktigi firinda hepsi lezzetli koy ekmeklerine donusecekler.


Koy, bugday uretimi uzerine yogunlastigindan cok fazla hayvancilik yapilmiyor. Ama yine de bir ailenin kecileri ve koyunlari asagida.




Tavuksuz koy tabii ki olmaz.


Tavuk varsa elbette bir yerlerde horoz olmali, degil mi?


Koy yazima asagidaki kapi-duvar-pencere-merdiven dortlusu ile son vereyim. Nedense en sevdigim fotografim bu oldu.

3 comments:

rabia said...

Ne guzel olmus, iyi ki de gitmissin. Bize guzel resimler getirmissin :).

Sen burdayken konusuyorduk ya bulgur nasil yapiliyor diye guzel bir tesaduf olmus. Benim cocuklugum iste o serilip kurutulan bugdaylarin basinda kus kovalamakla gecti :)

nurvenur said...

Benim icin gercekten degisik bir tecrube oldu. Bulgur yapiminin da bu kadar zor oldugunu bilmezdim dogrusu. Serilen bugdaylar uzerinde kuslar bayram ediyordu gercekten. Oyle kuslarin bugdaylar uzerinde oldugu bir iki fotograf da vardi ama yayinlamadim.

Kus kovalayarak gecirilen koy cocuklugu da sehirde bilsisayar basindan oyun oynamaktan cok daha eglenceli geliyor kulaga:)

Moonshine said...

Yuppiii geri dondun :)
Ve yine cok guzel bir yaziyla.
Fotograflarina da ayri bayildim..Ne kadar zengin renkler barindiriyor Anadolu'muz..